Connect with us

Didim

Hırbo değil bebeğim! “Himbo”

Kadınların kadınsı naif ve güzel özelliklerini bırakmak zorunda kaldığı bu dönemde belki de bir ihtiyaçtan doğuyordur Himbo erkek kavramı… Himbo erkekler kaslı, hayvanları seven, romatik, çocuklarla belki eşinden çok daha fazla ilgilenen, çocuk bakımından anlayan, ev işlerini de bilen, kendi fiziğine ve görünüşüne de dikkat eden ve muhabbeti seven erkeklere Himbo diyorlar. Laf aramızda biz de kızlar arasında “Kingo” ya da “Rambo” diyorduk …Türkiye’de şu tanıma uyan 10 tane erkek saysınlar da görelim.

Published

on

İstanbul Devlet Opera Balesi baletlerinden Erhan Güzel
Haber : Umut Kaşan / Didim Jet Magazin Gazetesi

Kabul edelim moda ve güzellik endüstrisi bizi şekilden şekle sokuyor. Ne makyajımız, ne saçımız, ne dolaplarımız üst üste beş yıl aynı kalmıyor… Biz kadınlar ne kadar şikayet ediyorsak emin olun erkekler de bu durumdan o kadar mustarip. “Aman onların ne kıyafeti, ne şekli değişiyor ki!” demeyin.

Genel olarak popüler erkek kavramı da, modası da o kadar çok değişiyor ki emin olun onların bu duruma adapte olması bizden çok daha zor oluyor.

Mel Dergisi geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir makaleyle yeni dönemde yükselişte olan erkek arketipinin “himbo” olduğunu açıkladı. Bu açıkla sonrasında Twitter ve Instagram’da Himbo kelimesi o kadar çok paylaşıldı ki bunun üzerine de “The Guardian” gazetesi hem bu yeni popüler erkek tipini hem de geçmişten günümüze popüler olan ve o popülerliği sırasında yeni yetişmekte olan genç erkeklere ilham veren erkek tiplerini masaya yatırdı. Aslında İngilizce bir kelime ve söylem olan “Himbo’nun Türkçe anlamı da çok acımasız.
Himbo,kaslı ancak aptal erkek demek. Ama popüler olan, Himbo  erkeğin anlamı biraz daha farklı. Bir himbo için kas yığını diyemezsiniz. Evet yine kasları var, spor yapıyor, kendine bakıyor, işi gücü hali vakti yerinde ve yakışıklı. Aslında duygusal, naif ve çocuksu da bir hali var.

Kadınların kadınsı naif ve güzel özelliklerini bırakmak zorunda kaldığı bu dönemde belki de bir ihtiyaçtan doğuyordur Himbo erkek kavramı… Himbo erkekler kaslı, hayvanları seven, romatik, çocuklarla belki eşinden çok daha fazla ilgilenen, çocuk bakımından anlayan, ev işlerini de bilen, kendi fiziğine ve görünüşüne de dikkat eden ve muhabbeti seven erkeklere Himbo diyorlar. Laf aramızda biz de kızlar arasında “Kingo” ya da “Rambo” diyorduk …Türkiye’de şu tanıma uyan 10 tane erkek saysınlar da görelim.

Anlayışlı olacak, hoşgörüsü yüksek olacak, temiz, bakımlı ve kaslı olacak, çocukları ve hayvanları sevecek erkeklere de moda dili gereği bile olsa Himbo denmesi sinir bozucu. “Adam” gibi kapsamlı bir kelime var bizde onun karşılığında.

Modası, düşünce ve yaşam tarzları, örnek alınan ikonları zaman içerisinde erkeklerde de çok değişti. Bazı hatırlatmalar yapalım.

HIPSTER ERKEK :

2010’ların başında başlayan bu furya uzun zaman hayatımızda kaldı. Sakalları, oduncu gömlekleri, tarz botlarıyla, farklı güneş güzlükleriyle bu tarz erkekler modaya da yön verdi desek çok da yanlış bir söylemiş olmayız. Hipster, kelime anlamı olarak yenilikçi olsa da aslında bir anlamda yeniyi de reddeder, eskiye dönüş onlar için daha caziptir. Bağımsız düşünceye, karşıt kültüre, sanata, indie-rock müziğine, yaratıcılık ve zekaya önem veren bir kavram. Aslında Hipster olmak bir nevi ruh hali olsa da moda anlayışı ile de anılır. Hipster, genel tüketici kavramlarını reddetmeleriyle meşhurdur. Bunca tezata ve her şeyi reddetmeye rağmen eğitimleri de iyidir. Yani eğitime önem verirler. Çoğu sanat alanında çalışmalar yapar. Johnny Depp, Jared Letto hatta Orlando Bloom bu tarz erkeklere örnek gösterilebilir.

DADBOD ERKEK :

2005’te ilk defa Clemson Üniversitesi öğrencisi, 19 yaşındaki Mackenzie Pearson tarafından kullanılan dadbod terimi ‘dad body’ ifadesinin terimleştirilmiş hali, yani ‘baba vücudu’ demek. “Ara sıra spora giderim. Yemekten de keyif alırım. Ne çok kaslı ne zayıfım. İkisinin ortasında bir yerdeyim” diyerek kendisini tarif edebilir bir dadbod kendisini. Spora delice bir takıntısı olmadığı için kadınlar da erkekler de bu rahat ve özgüvenli erkeğin yanında kendisini iyi ve rahat hissediyor. Gerard Butler ve Leonardo DiCaprio bu akımın en ünlü temsilcileri.

METROSEKSÜEL ERKEK :

2000’lerin başına damga vuran David Beckham, Justin Timberlake gibi erkekler kesinlikle metroseksüellerdi…… Bu kavramı ilk kullanan ise İngiliz popüler kültür yazarı Mark Simpson. ilk kez 1994 yılında, The Independent gazetesindeki yazısında bahsediyor metroseksüellik kavramından. O dönemde çeşitli dergilerde yeni yeni boy göstermeye başlayan, geleneksel sert erkek tipinden hayli uzak, oldukça bakımlı ve erkek estetiğini yansıtan erkeklerle ilgili olarak Simpson, “Bunlar metroseksüel… Manikürü ve pedikürü, giyim ve kuşamlarıyla bakımına pek düşkün bu erkeklerin narsisist olduğunu düşünüyorum. Aynada kendilerine bakmaktan aldıkları zevk kadar hiçbir şeyle ilgilenmiyorlar. Bu akımın sorumlusu ise Hollywood ve erkek moda dergileri” diye yazmış. aslına balarsanız sonrasında da geleneksel erkeklikle incelik ve nezaketin bir bileşimi anlamında Uberseksiüel erkek terimi çıktı ortaya. Kim gibi derseniz George Clooney ve Pierce Brosnan gibi erkekler.

Şimdi de moda Himbo. Neyse o zaman bu haberimizi şimdi Himbo Erkek olmak zamanı diye bitirelim. Bu arada bu tabirin kadınlar için kullanılan hali de Bimbo: “Güzel ama aklı biraz kıt kadın” demek.

Foto: İstanbul Devlet Opera Balesi baletlerinden Erhan Güzel.

Haber : Umut Kaşan / Bu Haber Didim Jet Magazin Gazetesinde Yayınlanmıştır.

Didim

ELVAN İLK ŞARKISI “ PSİKOZ” İLE BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI

Çocukluğundan bu yana içten içe hep müzikle de ilgilenen Elvan Telyakar’ın yeni başlayan müzikal yolculuğu herkesi şaşırttı. Psikoz tüm dijital platformlarda

Published

on

elvantelyakar_psikoz
elvantelyakar_psikoz

Elvan Telyakar 

Çocukluğundan bu yana içten içe hep müzikle de ilgilenen Elvan Telyakar’ın yeni başlayan müzikal yolculuğu herkesi şaşırttı. 1980 Kars doğumlu eşi Mete Telyakar ve çocukları ile uzun yıllardır Didim’de yaşayan Elvan Telyakar Didim Selçuk Özsoy Lisesi mezunlarından. Girne Amerikan Üniversitesi eğitimi için bir süre Kıbrıs’ta da yaşayan Elvan, Anadolu Üniversitesinde Türk Dili ve Edebiyatı üzerine de lisans yapan renkli ve sosyal kişiliği ile Didim’de tanınan ve sevilen simalardan olan sanatçı, geçmişte bir dönem radyo programcılığı da yapmış.

Çocukluğundan bu yana, yaşadığı, biriktirdiği ne varsa artık kendisinde taşmaya başlayınca ve taşıyamaz hale gelince Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Ruh Sağlığı ve Hastalıklarında kendisine konulan Psikoz Teşhisi sonrası, uzunca bir tedavi süreci geçirmiş.

elvantelyakar_psikoz

Elvan Telyakar 

‘Ne yazdıysam hepsi çok gerçek !’

En genel ve basit tanımı ile Psikoz, depresyon ile başlayıp, zamanla gerçeklik algınızı bile değiştiren, hayatı zorlaştıran psikiyatrik bir hastalık. Kişilerin gerçeklerden ve dış dünyadan koparak, kendi iç yolculuğunda yaşadığı kavrama, düşünce, idrak, konuşma ve davranış problemleri ile ortaya çıkan ve tedavi edilebilen beyin hastalığı diye tarif ediyor kitaplar.

Pek çok kişi hasta olduğunu bile bilmiyor, psikolojik hastalıkları tanımıyoruz bile. O kadar çok içine bakmaya başlıyorsun ki, her duygunun kat be kat farkında olmaya başlıyor, her duygunun yaşattığı durumu da herkesten farklı olarak daha yoğun yaşıyorsun. Süreçte dün bugün yarın bazen iç içe geçebiliyor. Hayatın her anı, acısı ve tatlısı ile kıymetli. Her şey üretime dönüşebilir.

Geçmiş dönemlerde yaşadığım, hissettiğim ne varsa, tedavi sürecinde yazdım ben psikoz’u. Herkesten ve her şeyden izole olup müziğe sarılmışım. Müzik öyle şifalı ki, bazen acı, bazen neşe, bazen ağıt, bazen öğüt.

‘En çok ben şaşırdım!’

Çocukluğumdan bu yana hep yazdım, söyledim söylendim, içten içe hep mırıldandım ama bu performansı ben de kendimden beklemiyordum. en çok ben şaşırdım ama iyi ki şaşırttım.

Elvan Telyakar 

Elvan Telyakar 

Uyumadım gecelerce, yemedim içmedim onca gün dedim. Ne yaşadıysam onu yazmışım işte ama bak bugün herkes kendinden bir parça buldu. Şimdi bana gelen yorumları okudukça iyi ki yazmışım, iyi ki yapmışım Psikoz’u diyorum.

Kendim için müzik yolculuğu yapıyorum, ama bana eşlik edenleri gördükçe de mutlu oluyorum.

Ses ya da sahne sanatçısı değilim. Düne kadar özel bir müzik eğitimi almadım. İşin aslı başka başka şarkılar yapayım, albümlerim olsun, sahneye çıkayım gibi hayaller bile kurmadım ama dediğim gibi, bu süreçte ben en çok beni şaşırttım.

Şimdi daha çok şarkı yapmak, şarkılarımı daha iyi okumak, daha keyifli hale getirmek için bir yandan ses eğitimi almaya da başladım. Zaten yaptığım her işi en iyi haliyle yapacağım derken derken hasta oldum ben, daha iyisinden kendimi alıkoyamam. Eşim Mete Telyakar ve çocuklarım müzikal yolculuğumda en büyük destekçilerim oldular.

‘Psikoz Tüm Dijital Platformlarda Yayınlanlandığında beklediğimin de üzerinde bir ilgi gördü’

Elvan Telyakar / Psikoz Tüm Dijital Platformlarda Yayınlandığında gerek Youtube’da kişisel sosyal medya hesaplarıma ( instagram : @elvan.resmi )  gelen her yorumu, eleştiriyi dikkatle okuyorum. Bana “Bu kadar mı güzel anlatılır, bu kadar mı güzel bir şarkı olur” diyenler oldu, açıkcası hiç sevimsiz eleştiri de almadım ama mutlaka olmuştur. Beni dinleyen şarkımı iyi – kötü eleştiren herkese çok teşekkür etmek isterim. Ama önce sağlık, her şeyin başı sağlık. Bir farkındalık oluşturduysam ne mutlu bana.

Daha başka şarkılarım da var.  Hepsi psikoz gibi değil, çok neşeli şarkılarım da var. Başkalarının şarkımı söylemesi ve yorumlaması da çok hoşuma gidiyor.

Kendimi tamamlıyorum, bana iyi gelen şeyi yapıyorum, içimden gelen sözleri içimden geldiği gibi mırıldanıyorum, şarkılarım beğenildikçe mutlu oluyorum, daha da iyileşiyorum. İsteklerimizi ifade etmekten, gerçekleştirmekten korkmamak, yeteneklerimizi köreltmemek, cesur olmak, biraz da deli olmak lazım.

‘Kendimi dinlemeye, üretmeye, yazmaya, şarkılar yapmaya devam edeceğim.’

Beni iyileştiren ya da hasta eden tüm yaşanmışlıklarıma, bana ilham veren okuduğum kitaplara, kitap kahramanlarına, ruhumu besleyen iyi müziklere, şarkılara, bana her daim motivasyon veren eşime, aileme, çocuklarıma, müzikal yolculuğumda beni yalnız bırakmayan dinleyicilerime teşekkür ederim. Kendimi dinlemeye, üretmeye, yazmaya, şarkılar yapmaya devam edeceğim.

Yönetmenliğini Arif Özçetin’nin yaptığı Elvan Telyakar’ın ilk teklisi Psikoz’un klibi de Didim’de Didimin tarihi ve turistik değerleri ön plana çıkarılarak, Didim Apollon tapınağının büyüleyici tarihi atmosferinde çekilmiş. Levent Deniz Sönmez düzenlemesi ile Yapımcı firma De Prodüksiyon, Magus Medya Prodüksiyon ile ilk klip Youtube da izleyici ve dinleyisi ile buluşmuş. Didim tanıtımında da önemli rol oynadığını düşündüğüm Elvan Telyakar’a kendini gerçekleştirme ve müzik yolculuğunda başarılar dileriz. Dinleyenin ve alkışlayanın bol olsun.

Umut Kaşan – Didim

Elvan Telyakar’ın İlk şarkısı Psikozu izlemek için bağlantıya tıklayınız

 

Continue Reading

Didim

Didim’in Kent Kimliği üzerine Araştırma Yapan Dr. Arzu TOKER Didim için Anket Yapıyor.

Didim’in şehir kimliği adına vereceğiniz cevaplar ile çok önemli veriler sağlayarak bağımsız akademik bir araştırmaya destek vermiş olacaksınız.

Published

on

Dr. Arzu Toker Didim'in Kent Kimliğini Araştırıyor
Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Turizm fakültesi adına Didim’in Kent Kimliği üzerine Araştırma Yapan Dr. Arzu TOKER  için Aşağıda sizler için cevaplaması çok zor olmayan, öyle çok vaktinizi almayacak, vereceğiniz gerçek cevaplarla #Didim adına ve Didim’in şehir kimliği adına vereceğiniz cevaplar ile çok önemli veriler sağlayarak bağımsız akademik bir araştırmaya destek vermiş olacaksınız.
Bu araştırmayı yaparak, ilçemiz Didim için çok değerli bir çalışma başlatan Arzu Toker in mesajını aynen sizlere iletiyorum. ( Umut Kaşan )
Sayın Katılımcı,
Didim’in Kent Kimliği ile ilgili düşüncelerinizi anlamak için oluşturulmuş bu soru formuna verdiğiniz yanıtlarla bilimsel bir çalışmada kullanılacak doğru verilere ulaşılmasına destek olacaksınız.
Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederim.
Dr. Arzu TOKER
Anadolu Üniversitesi
Turizm Fakültesi
Not : BU MESAJI OKUYAN HERKES KENDİ PROFİLİNDE DE PAYLAŞABİLİRSE ŞAHANE OLURDU, NE KADAR ÇOK VERİ , O KADAR  SAĞLIKLI SONUÇLAR GETİRECEKTİR. İLGİNİZE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM. ( @dualiteli)

Continue Reading

Didim

Aşılanma sonrası gelişen mıknatıslanma halinin aşı ile ilgisi nedir?

Kaşık düşmüyor çünkü cilt yağı yapışkan vazifesi görüyor ve gözle görmediğimiz mikro pütürlükleri var, aynen araba lastiği gibi düşün, kaşık bu sebeple kaymıyor

Published

on

Aşıdan sonra bizlere gelen “Mıknatıs gibiyim” videolarının, elbet bilimsel bir açıklaması vardır diyordum varmış.

Dr.Alp Sirman, net olarak bu yaşanan mıknatıslanma durumunun aşı ile bir ilgisi yoktur diyor.

Bana göre de o diyorsa yoktur . Kendisini tanımayanlar için Dr. Alp Sırman, medyada sağlık yalanlarını anlatan “Sağlık Balonları” adlı iki kitabı olan, sürekli işin doğrusunu söylemek adında yazan çizen anlatan bir hekim, popüler bilim’de yazıyor ve çok değerli televizyon programları yapıyor. Türk Tabipler Birliği’ne bağlı görev yapan Dr. Alp Sirman’nın söylediklerini ve açıklamalarını uzun yıllardır takip eden bendeniz de söylediklerini ve paylaştığı bilgileri çok önemsiyorum. Dr. Alp Sırman bey bu durumun aşı ile kesin ilgisinin olmadığını söyledi. Bu arada tabii ben de bu mıknatıslanma etkisinin sebebini daha da çok merak ettim.

Biliyorum ya bu durum placebo etkisi değil ya, ondan daha da çok merak ettim. Kendimce araştırdım.

Şöyle bir açıklama da Mikrobiyolog Ertan Çakmak Bey’den geldi. ” Yeni bir şey değil bu durum ve net aşıyla ilgisi yok. Koluna bir pusula tut, ibrenin yönü değişmiyorsa manyetik değilsindir. Bu durum insan cildinin yağı ve pütürlü olması nedeniyle oluşan kayma direncinden kaynaklanıyor. İnsan da manyetik değil, dimagnetik molekülerden oluştuğu için manyetik olamaz. Kaşık düşmüyor çünkü cilt yağı yapışkan vazifesi görüyor ve gözle görmediğimiz mikro pütürlükleri var, aynen araba lastiği gibi düşün, kaşık bu sebeple kaymıyor ” diyor. En azından benim gibi bu durum ile karşılaşan ve haklı bir şüphe ile yaklaşanlar, durumu sorgulayanlara edinebildiğim bilimsel açıklamalarla cevap niteliğinde olsun istedim.

Bu durumun aşı ile ilgisi yokmuş. Dr.Alp Sırman ve Mikrobiyolog Ertan Çakmak başta olmak üzere değerli bilgilere ve ilginize çok teşekkür ederim.

#UmutKaşan #Didim – 11.06.2021

Continue Reading

Çok Okunanlar