Connect with us

Jet Reklam

Doğru reklam yapmak lazım!

‘Herkesin giderek birbirine benzediği bir ortamda tüketiciye ulaşmak, doğru reklam yapmak, farklı ve yaratıcı olmak ürün ve hizmetiniz için gerçek bir zorunluluktur’. Umut Kaşan

Published

on

Tüketicilerin artık abartılı ve gerçek hayattan uzak bulduğu için geleneksel reklamlara ve geleneksel reklamlarda kullanılan tekniklere güveni kalmamıştı. Artık etkisi azalan geleneksel reklamlar yerine sosyal medya reklamlarından etkilendi.

Tüketici hep etkilenir.

Digital Marketing ve Sosyal Medya tam da burada devreye girdi.

Günümüzde tüm dünyadaki şirket ve işletmelerin yaklaşık %50’si düzenli olarak hikaye ve paylaşım yani internet üzerinden reklam yapmaktadır. Artık herkesin kendi reklamını kendisinin yapması gibi reklam yapmanızı kolaylaştıran imkanlar imkanı var.

Hatta artık sosyal medya reklamlarını kullanmayan ve kendi reklamını yapmayan işletme de neredeyse yok.

Bu çok bıçak sırtı bir durumdur. “Ben çok iyiyim, benim ürünüm çok iyidir, kalitelidir” demeniz, bir başkasının sizin için söyleyeceği sadece “iyi” kadar bile etkili değildir.

Oysa gerçek tüketiciler REKLAMI HİÇ SEVMİYOR. Böylesi reklamları ise hiç sevmiyor.

  • Tüketiciler Tv de reklam arasında ekran başından kalkıyor.
  • Bir web sitesine giriş yapıyor ve karşısına reklam çıkıyorsa reklama hiç bakmadan kapatıyor.
  • Facebook ya da instagramda bakıyor ama görmüyor, eşine dostuna arkadaşına ayıp olmasın diye onun reklamını beğeniyor ama gerçekte beğendiği o reklam ya da ürün hakkında en ufak bir fikri bile yok! Yani reklamı beğeniyor ama hem ürünü almıyor, hem o ürün ile bağ kurmuyor , hem tüketmiyor hem de önermiyor !
  • Reklamın beğenisi çok, ama hiç etkileşimi yok. Haliyle yapılan reklam da o reklama verilen emek de gerçek karşılığını bulmuyor.
Tüketiciler gün içinde sürekli her kanaldan ayrı ayrı reklama maruz kalıyor ve gördüğü reklamları, artık reklam körlüğü yaşadığı için de fark edemiyor. Her yerde, her platformda, herkes başka bir şeyin reklamını yapar halde. Üstelik birbirinin aynı görsel fonlar, yazı karakterleri, aynı görsel açılar ve kullanılan birbirini taklit eden reklam dili … aslında tüketici farkında bile olmadan o üründen uzaklaşıyor. Yapılan işin de satılan ürünün de verilen hizmetin de hiçbir özgünlüğü kalmıyor.

Sosyal medya’da beğendiğimiz çoğu reklamın sattığını ürününü, kaça satıldığını ya da kalitesini, yerini adresini sorgulamıyor ama reklamını gayet de beğenerek izleyebiliyoruz. Yani bakıyor ama görmüyoruz.

Tüketiciye sadece ve sadece reklam yapmak ise asla işe yaramıyor.

Günümüzde herkesin reklamcılık yaptığı, sanal dünyada etkili ve doğru reklam yapmak, reklamınızı farklı kılmak, doğru içerik ile doğru tasarımı birleştirmek ve doğru zamanda, doğru hedef kitleye sunmak ürünün kalitesi ve fiyatı kadar önemli hale gelmiştir.

Herkesin giderek birbirine benzediği bir ortamda tüketiciye ulaşmak, doğru reklam yapmak, farklı ve yaratıcı olmak ürün ve hizmetiniz için gerçek bir zorunluluktur.

Artık günümüzde, geleneksel reklamcılığı ve pazarlamayı bilen, işitsel ve görsel iletişimine hakim, sektörü ve pazarı tanıyan, sektörün tüm yeniliklerine ve dijital performansa hakim, işinde profesyonel kişilerin emek vererek yaptığı reklamlar, o reklamlarda kullandıkları cümleler bile taklit edilir ve işe yarar hale gelmiştir.

Unutmamalıdır ki, bir reklamın kaliteli olması, ürünün de kaliteli olacağı anlamına gelmez ancak, reklamın kaliteli olması kişilerde ürünün kaliteli olduğu “algı”sına yol açar.

REKLAM yapmak GERÇEK BİR ÖZEN ciddi bir süreç altyapı ve EMEK ister. Çünkü doğrusunu bilen, istese de kötü reklam yapamaz. Doğrusunu bilmeyen ise iyi ürünü bile sıradanlaştırır. Karşılığını bulan, doğru reklamlar yapmanız için, iyi reklamlar yapmanız, performans almanız için çalıştığımız tüm firmalara reklamları konusunda “Bedelsiz Danışmanlık Hizmeti” veriyoruz.

En ekonomik ve gerçekçi, karşılılığını bulan etkili reklamlar yapabilmeniz için hem klasik pazarda, hem dijital pazarda ve etkili tüm kanallarda farklı reklamlar yapıyoruz. Reklamınız tüketicileri doğru etkilensin, karşılığını bulsun diye reklamlarınızı sizden çok önemsiyoruz.

Yazan : Umut Kaşan

Didim

SATILIK DAİRE – Realty World Kıyı Gayrimenkul

Didim Altınkum Mahallesi Avcılar Bölgesi’nde. Miranda Gardens Sitesi içerisindeki 2+1 Ara Kat Dairedir. İLETİŞİM: Realty World Kıyı Gayrimenkul

Published

on

Satilik Daire- RealtyWordKiyiGayrimenkul

SATILIK DAİRE

MİRANDA A7

Didim Altınkum Mahallesi Avcılar Bölgesi’nde.

Miranda Gardens Sitesi içerisindeki ara kat dairedir.

2 Yatak Odası,

Açık Mutfak,

1 WC Banyo ve

2 Adet geniş balkondan oluşmaktadır.

Yatak Odasının Balkonu 15m2 ve Salonun Balkonu 30m2’dir.Kısmi eşyalıdır.

FİYATI: 435,000

İLETİŞİM: Realty World Kıyı Gayrimenkul

Gökhan Dura : 0 543 573 27 59

Continue Reading

Didim

Didim Jet Magazin yeni sayısı çıktı.

Didim Jet Magazin yeni sayısı çıktı. instagramda @didim_jet_sosyete den ya da @didimjetmagazin den bizi takip edebilirsiniz. 

Published

on

DidimJetMagazinGazetesi_Didim

Didim Jet Magazin yeni sayısı çıktı. instagramda @didim_jet_sosyete den ya da @didimjetmagazin den bizi takip edebilirsiniz.

Continue Reading

Didim

“Didim Otoloji” farklı bir oto galeri!

Aslında biz galericiler arabayı alırken kazanırız. Bizim için almak satmaktan daha zordur. Dediğim gibi on araba bakarım ama bir tanesini anca beğenirim alırım. Sonrası da malum rol değiştiriyoruz. Alıcıyken, satıcı oluyorum. Bizde tüm araçlar galeriye girmeden, satışa çıkmadan önce komple bakıma ve temizliğe girer. Tamponunda bile çizik varsa giderilir. Lastikleri eskiyse değişir. Hataları, eksikleri giderilir ve artık araç artık satışa hazır hale geldiğinde vitrine, satışa çıkar.

Published

on

Didim Otoloji

Sevgili Orçun nasıl başladın? Otoloji hikayesi nasıl başladı? 

Vallahi ben kendimi bildim bileli arabalara meraklı bir çocuk oldum. Babam sanayide oto elektrikçisiydi ve çocukluğum da arabalarla iç içe geçti. Ben arabadan başka bir iş bilmiyordum zaten “öncesinde başka bir galeride çalışırken, daha sonra kendi işimi kumaya karar verince” pat diye bir anda aklıma gelen bir isim ile Otoloji hikayesi başladı. İsmimizi de galerimizi de verdiğimiz hizmet modelini de sağ olsunlar müşterilerimiz çok sevdiler.

İşin doğrusu “Otoloji” sanki bir franchise markaymış da Didim Otoloji de sizmişsiniz gibi düşünmüştüm. Sahiden Otoloji özgün akılda kalıcı ve iyi bir isim tercihi olmuş. Aslında, demek ki doğrudan markalaşma vizyonu ile başlamışsın sen, başarı da buradan geliyor olmalı. Bunu hemen sana söylemeliyim ki gerek Otoloji adını, gerekse de logonu çok başarılı buldum. Sahi sloganıyla da çok uyumlu, çok keyifli, “FARKLI BİR OTO GALERİ” burası.

Otolojiyi diğer galerilerden ayıran minik detayları öğrenmek istiyorum. Düşünsene yıllarca çalışıp bir ev, bir araba almak isteyen, emeği parası kıymetli kişilere satış yapıyorsun. Ya da arabalarını alıyorsun. Aslında almak da satmak da zor ve yıpratıcı işler. O sürecin de nasıl ilerlediğini merak ediyorum.

Evet, hemen anlatayım. Öncelikle çok teşekkür ederim. Aslında bu işi yapan diğer arkadaşlarımız nasıl çalışıyorsa biz de benzer satış prensipleri ile çalışıyoruz. Vallahi ben en iyi bildiğim işi, en iyi hali ile müşteri memnuniyeti odaklı, etik ve dürüst ticaret anlayışıyla, titizlikle yapıyorum. Bir arabanın çalışma sesinden derdini, hikâyesini anlayabilirim.

Sadede yüksek empati duygusu taşıyorum. Kimi müşterimiz yıllarca birikim yapmış, hayal kurmuş hayalini gerçeğe dönüştürmek için geliyor, kimi de yıllarca bağlandığı, adı bile olan çok sevdiği aracını satmak zorunda kaldığı için geliyor. Yani araç alışverişi öyle hemen hadi alayım, hadi satayım alışverişi değil ki ! Değerli alışveriş. Araba almadan önce üzerinde çok iyi düşünmek ve elbette bütçe planlaması yapmak gerekli.  Gelen tüm müşterilerimle arkadaş oluyorum. Ne istiyor, neyi arıyor anlamaya çalışıyorum. Zaman zaman yeni bir araç almaları, zaman zaman da aracını satmaması için onları motive ediyorum. Otoloji’nin en büyük farkı bu olabilir. Yüzde yüz müşteri memnuniyeti diyebilirim.

Aslında galerici olarak araç değil, insan biriktiriyorum.

Bir arabayı alırken ve satarken en çok nelere dikkat ediyorsun? Almak mı zor satmak mı?

Mesela ayağımı yerden kessin yeter aracı yoktur bizde. Otomatik vites olacak, hasarsız olacak, çok titizlikle seçiyorum. On ayrı araç bakıyorsam içlerinden sadece birini alırım.

Kesinlikle araç düzgün olacak. Kazalı, hasarlı araçları almıyorum da satmıyorum da hatta fiyat teklifi bile vermiyorum. En önemli kriterim bu olabilir. Mesela kaza yapmamış olacak, önden hasar almamış olacak. Zaten tüm araçları uzman ( eksper) raporlu satıyorum. Gerek alırken, gerek de satarken zor bir süreçten geçiyoruz.

Aslında biz galericiler arabayı alırken kazanırız. Bizim için almak satmaktan daha zordur. Dediğim gibi on araba bakarım ama bir tanesini anca beğenirim alırım. Sonrası da malum rol değiştiriyoruz. Alıcıyken, satıcı oluyorum. Bizde tüm araçlar galeriye girmeden, satışa çıkmadan önce komple bakıma ve temizliğe girer. Tamponunda bile çizik varsa giderilir. Lastikleri eskiyse değişir. Hataları, eksikleri giderilir ve artık araç artık satışa hazır hale geldiğinde vitrine, satışa çıkar.

Nasip, şans işte ne diyorsanız hani bazen yeri geliyor aracı aldığımız gibi de satabiliyoruz. İstanbul’da arabayı alıp Bandırma’da satıp Didim’e otobüsle geldiğimi de bilirim. Yeri geliyor aynı klasman araç aylarca bekliyor yeri geliyor saatler geçmiyor satılıyor.

Bu pandemi döneminde işler nasıldı? İkinci el otomotiv fiyatları hiç olmadığı kadar yükseldi. O zaman da konuşmuştuk bu durumu, bir talep patlaması oldu.  Bu süreç oto galericiyi mutlu etti mi?

Didim Otoloji Orçun Özbaş - Umut Kaşan Röportajı

Didim Otoloji Orçun Özbaş – Umut Kaşan Röportajı

Sürecin kazananlarından mı oldunuz? Hem evet, hem de hayır. Sahi karşıdan şöyle bir durum var ‘Bize ooo iyi kazandınız diyorlar! Ama diyelim ki aracı sattık ya, biz yerine araç koyamadık.

Sattığım fiyata araç alamadım. Bu sebep bazen hiç satmasam mı acaba? dediğim bile oldu. Böylesi sıkıntılı satışlar da yaptık. Araç piyasası da bu işi yapanlar da bir ara çok dengesizleşti. Elimde on arabam varsa sekiz arabaya düştü gibi tuaf da bir durum. Ama fiyatlar da iki katını geçti. Pandemi süreci otomotiv piyasasını çok değiştirdi.

Kadınlar da öncesine göre daha çok araç almaya, trafiğe çıkmaya başladı demiştin, hala öyle mi?

Kamu bankalarının tarihin en düşük taşıt kredisi kampanyasını başlatmasının ardından, sıfır ve ikinci el araçlara gösterilen ilgi de birden bire arttı.

Otomatik araca olan talep çok arttı. En çok kadınlarımız seviyor otomatik vites araç kullanmayı, onlardan çok talep geldi. Toplu taşıma yerine herkes kendi arabası ile işine gitmek istedi sanıyorum. Kadınlar araba alıyor ama genellikle alınacak araca da eşleri, babaları yani erkekler karar veriyor.

Fabrikalar yeni ürerim yapamayınca haliyle genel olarak ikinci el araca olan talep arttı. Çok çok ilginç durumlar yaşadık. Normalde biz galeri esnafı bayiden araç çekeriz, ben bayiye bile araba sattım bu pandemi sürecinde. Düşünün bak bayide araç kalmamış, bayii benden araç aldı. Hatıra fotoğrafı çektirdim bayi ile durumlar öyle tersine döndü.(Gülüyor)

Eskiden galeriden araba alınmaz tutuculuğu vardı. Kadınların sattığı araçlar daha kıymetliydi, eş dost kendi içinde el değiştirirdi aracını. Şimdi o durum da bu süreçte artık daha farklı işledi, tersine döndü. Bakanlık 2. el araçların satışında artık yetki belgesi şartı getirildi ve yine yeni düzenlemeye göre ekspertiz raporu da artık satışın yapıldığı tarihten önceki 7 gün içinde alınmalı diye haberini de yapmıştık. Bu yeni düzenleme ile ne değişti?

Yani elbette beklediğimiz ve tüketiciye faydası olan ticari bir düzenleme oldu. Zaten artık akıllı tüketici, eş dost ve akraba satışı yerine bir galeriden almayı tercih ediyor. Bazı araç sahipleri kendileri de bilmiyor aracının sıkıntılarını. Haliyle bir galerici kadar araçlara hâkim değil. Yalan söylemiyor belki ama aracını tanımıyor. Bazen de öyle satıcılar oluyor ki diyelim ki kapısı yamuk arabanın, bu arabanın kapısı yamuk diyorsun ‘Ben arabanın bakımını yaptırdım yağına suyuna baktırdım’ bir şeyi yok diyor. Şu da var, diyelim ki bir tanış vasıtası ile tanımadığınız bir başkasının aracını aldınız. Araç sıkıntılı ve sonradan fark ettiniz. Eğer aracı satan kişi, adresini ve telefon hattını değiştirdiyse ulaşmak için uğraş dur. Ama galeri satışında asla böyle bir durum olamaz.

Ben kendim de aracı eksper raporu ile alıp yine eksper raporu ile satıyorum. Müşterilerime de mutlaka siz de alın raporunuzu, 250 – 300 TL’ den kaçmayın diyorum.

Sevgili Orçun araç alırken ya da satarken daha çok nasıl sorular geliyor? Didim daha çok alıyor mu satıyor mu?

Didim alıyor. Sorular da çok ilginç. Öncelikle araçtan öte aracın sahibini sorguluyor tüketici, daha sonra aracı sorguluyor. Ben bu aracın kaçıncı sahibi olacağım? Bu aracın sahibi memur mu? Soru demişken de sanılıyor ki biz her aracın fiyatını trak diye biliyoruz. Hayır yok öyle bir şey. Sattığım, tanıdığım, bildiğim aracın piyasasına hâkimim ben. “ Dayımda şu şu özelliklerde şu araç var, piyasası nedir ne eder?” diyor soruyor hemen cevap istiyorlar. Bilmiyorum, bakayım araştırayım diyorum. Sanıyorlar ki biz Google gibi her aracı, piyasasını iyi biliyoruz. Diğer galerici arkadaşlarımızla da sürekli iletişim halindeyiz. Diyelim ki bizim portföyümüzde olmasa da araç konusunda birbirimize yönlendirici oluyor, alıcı ya da satıcıya yardımcı olmaya gayret ediyoruz.

Didim Otoloji Otomotiv’in günün mutlu müşterisi var. Nasıl da mutlu ve güzel anlar paylaşıyorsun Mutlaka bakıyorum ben o fotoğraflara.  Sosyal medyayı aktif ve başarılı kullanıyorsunuz. Sürekli telefona cevap veriyorsun. Düzenli çalışma saati olmayan meslek grubundasın. Peki, yorucu mu?

Özellikle aracı @didimotoloji instagram sayfasına ilk koyduğumda öyle çok telefon alıyorum ki… Çok ilginç telefonlar da geliyor. Çok komik teklifler geliyor. Diyelim ki araç 150 bin TL. Telefonda bana “100 bin olmaz mı?” diyor. Sence olur mu diyorum? Gülüyoruz. Almasa da araç piyasasını yakından takip edenler, sorup araştırıp bilgi alanlar var. Sürekli anlatıyorum. Cevap veriyorum.

Yorucu ama işimi de çok severek yapıyorum. Arabasını zar zor krediyle alan var. Elimizden ne gelebiliyorsa yardımcı oluyoruz, süreci hızlandıran çözüm ortaklarımız var, devreye giriyorlar. İlk arabasını alan var, emekli olmuş hayalindeki arabayı alan var. Çok mutlu o anlar.

Ben onlardan daha çok mutlu oluyorum. Düşünsene ilk arabasını almış. Burası nasıl mutlu bir enerji ile doluyor anlatamam. Günün mutlu müşterisi diye onların bu mutluluğunu da (elbette izinlerini alarak) paylaşıyorum. Ben de seviyorum o anları ölümsüzleştirmeyi. Hemen adını da koyuyorlar, arabanın çok da keyifli oluyor.

Sevgili Orçun, otomobilleri bu kadar yakından tanıyıp, sık sık alıp – satan bilirkişi olarak favori aracını ve otomobil markasını çok merak ettim.

Orçun Özbaş - Umut Kaşan

Orçun Özbaş – Umut Kaşan

Öyle çok dolaştığım, saatlerce araç kullandığım zamanlar oluyor ki fırsatım varsa ben yürüyorum. En sevdiğim araç bisiklet diyormuşum değil mi? (Gülüyoruz ) Ben eve yürüyerek gidip geliyorum. Japon arabalarını da çok seviyorum.

Daha çok araç alan mı mutludur satan mı?

Alanlar tabii ki. Eşine, üniversiteyi kazanan kızına, hatta sevgilisine araba alanlar, hediye edenler var. O mutluluklarını görmelisiniz.

Araçların adı var demiştin. Daha çok nasıl isimler veriyor kişiler arabalarına? Satışta aracın rengi önemli midir? Aldığımızda kolaylıkla satış yapabileceğimiz araç markası var mıdır?

Kadınlarımızın araçlarına verdiği Ponçik- Boncuk- Maviş- Minnoş isimler var çok sevimli değil mi? Satışta ise aracın tercih edilen rengi, bölgeye göre değişir. Kırmızı renk araçlar çok dikkat çekerken, beyaz ve gri renk daha revaçtadır. Renault ve Fiat grubu piyasası çok hareketlidir. Yani diyelim arabayı aldınız ve acil satış yapmanız gerekti, bir iki lira altında bu grup araçları hemen satabilirsiniz.

Nerdeyse araç bakmak için tüm Türkiye’yi dolaşıyorsun. Sık sık seyahat ediyorsun. Gittiğin her yerde Didim’i de tanıtıyorsundur. Yeni yerler, insanlar tanıyorsun. Mutlaka dostluklar geliştirdiğini söylüyorsun. Hiç unutamadığın bir anın var mı?

Evet. Çok anı, çok arkadaş biriktiriyorum. Artık satış olayları eskisi gibi değil. Bir aracın teknik tüm detaylarına bir SMS ile kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz. Sigorta, şase, uzman incelemesi raporu mecbur oldu. Haliyle bizler bir aracı tanırken bir hayatı da tanıyoruz.

Her araç alışında ya da satışında başka dostluklar geliştiriyoruz. Her aracın başka hikâyesi var. Ağlayarak aracını satan bir kadın vardı hiç unutmam, eşi de ısrarla arabayı satsın istiyor. Hanımefendi vazgeçin o zaman satmayın demek durumunda kaldığımı bilirim. Çok ilginç anılarımız oluyor, çok var hangisini anlatsam ki bilemedim…(Gülüyor)

Otoloji Günün Mutlu Müşterisi

Sizi daha yakından tanımamıza fırsat verdiğiniz ve röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim Orçun Bey. Dilerim ki Didim Otoloji Otomotiv markası daha çok mutlu ederek, keyifle büyüyerek yoluna devam eder.

Ben de size teşekkür ederim Umut Hanım. Sosyal medyayı aktif kullanıyorum ve araç reklamlarımız, tanıtımlarımız için @didim_jet _sosyete’nin araçlarımıza yaptığı etkili reklam ve tanıtımlardan çok memnunum. Ben size çok teşekkür ederim. Dilerim ki sizin de işleriniz keyifle yolunda devam eder.

Continue Reading

Çok Okunanlar