Connect with us

Didim

Adını kaliteni markanı koru! Didim Jet Sosyete

Published

on

Didim Jet Sosyete

ADINI KALİTENİ MARKANI KORU!

Tescilli Marka olmak, hizmetine değer katmak, adını ve kalitesini kanunen de korumak demektir. Türk Patent ve Marka Kurumu, gerekeli tüm incelemeleri yaparak size kanunen bir yetki verse de sizi asıl marka yapan şey hizmet verdiğiniz sektör ve tüm paydaşlarıdır.

Siz büyüdükçe sevenleriniz kadar, sevmeyenleriniz de çoğalır. Siz markalaştıkça adınızı aşağıya çekmek isteyen kötü taklitleriniz olacaktır. Kolay değildir bir duruşa, gerçek çalışma standartlarına ve markaya sahip olmak. Marka olmak kurumsallaşmanın ilk adımı gibidir.

İdea Yayıncılık Tasarım ve Reklam Ajansının iki ayrı özel yayını var. Gazete ve Dergi Yayıncılığı yapıyoruz. Umut Kaşan adına tescilli marka olan, dergi yayıncılığı yapan Didim dışında bile temsil yeteneği geliştirmiş olan “Ege İdea Dergi” ve Fatma A. adına tescilli “Didim Jet Sosyete” Didim’in bir numaralı sosyal medya yaşam platformu.

Yani hadi reklamsa da olsun, Didim’in bir numaralı sosyal yaşam portalı olan, taklitleri yapılan Didim jet Sosyete’den bahsediyorum. Çok severek takip ettiğiniz, milyonlarca takipçisi olan, o sosyetik instagram hesabı olan @didim_jet_sosyete. Didim Jet Sosyete markasının kurucusu Fatma Aylen’dir.

Didim Jet sosyete ( Fatma Aylen ) tescilli markası ile Ege İdea Dergi Yayıncılığının resmi ortaklığı sonucu yayın hayatına Başlayan sorumlu imtiyaz sahibi Umut Kaşan olan Didim Jet Magazin Gazetesi de gazetemizdir.

Bakmayın Didim Jet Sosyete markasının Fatma Aylen adına tescilli olduğuna, Didim jet sosyete demek aynı zamanda “Umut Kaşan’ demektir. Didim Jet Magazin Gazetesinin sosyal medya hesabıdır @didim_jet_sosyete.

Didim Jet Magazin Gazetesinde de her ne kadar Umut Kaşan yazıyorsa da o kadar da @didim_jet_sosyete’nin gazetesidir.

Didim Jet Magazin Gazetesi gerçek bir kadın dayanışması, gerçek bir çözüm ortaklığıdır. İş hayatında kadın olmanın zorluklarını çok iyi biliyor, dişiliği, işinin ve kişiliğinin önüne geçmeyen kadınlar olarak verdiğimiz onurlu mücadelede aslında yol arkadaşlığı yapıyoruz sosyete ile. ” Elbette diğer markaların markalaşma sürecini bilemiyoruz ama bizim Didim Jet Sosyetemizin nasıl markalaştığını anlatırsak inanın kitap olur. Çok satanlar listesine bile gireriz.

Bu arada yeri gelmişken açıkça da belirtmek isteriz ki “Didim Jet Sosyete” markası son dönemde yeni bir yayın çıkarmadı. Kanuna göre marka sahibinin izni olmadan adını kullanmak suç, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek suçtur ki biz hiç kimseye böyle bir hak vermedik. Tescilli marka adımızı başka yayınlarla yan yana kullananlar, açıkça suç işliyorlar ve bu konuda kanunun bize verdiği tüm yetkiyi kullanacağız.

Zorlu süreçte avukatımız gereken tüm suç duyurularında bulunmuş, suç devam ettikçe dava açmaya da devam edecektir.

Bu arada evet kanunun bize verdiği yetki ile tescilli marka olduk belki ama işimizin bize verdiği güç ve yetki ile markalaştık.

Bilgimiz, becerimiz, işimize gösterdiğimiz değer ve aldığımız risklerle başarılı olduk. Çok zor süreçtir markalaşmak. Uzun soluklu bir yarıştır. Marka tescili alsa da alamasa da bir işletmeye, bir kişiye bir lokasyona asıl patenti, marka yetkisini sektöründe hizmet verdiği, sektördeki tüm paydaşları verir.

Mesela önce taklitlerin çıkar. Örnek alınıyorsan da çoktan markasındır. Markalaşmak ne kadar zor, meşakkatli bir süreç ise bir markayı hep güçlü kılmak, marka değerinden kaybetmeden yol almak daha da zorlu bir süreçtir.

Bu sebepledir ki belki yüz milyonlarca firma arasından aklımıza hemen geliveren on marka adı yoktur. Örnek almanın ayarını kaçıranlar, hatta tescilli marka adınızı bire bir taklit ederek ticaret yapanların önündeki en önemli bariyer de Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından aldığınız belgedir.

Hiç Nike’a sen çakmasın diyen Mike ( yani çakma Nike ) gördünüz mü? Biz gördük.

Şaka gibi, fıkra gibi pişkinliğin de bu kadarı olur dedirtecek cinsten ne pişkinlikler, çirkinlikler gördük, duyduk, okuduk. Kimine çok güldük. Kimini avukatımıza yolladık. Kimini Allaha havale ettik.

Türk Adalet sistemine inancımızı kaybetmiyoruz, Adaletin er geç tecelli edeceğine inanıyoruz.

Bizi taklitçilikle suçlayanlar ise genelde bizi taklit edenler oldu. Bizi örnek alanlara yardımcı olmaya bile hazırız, ki işinde örnek alınmak çok onur verici, çok özel ayrı bir mutluluk ve marka olmak aslında işini doğru paylaşmak demek.

Adımızı kirletmeyiz de çaldırmayız da !

Sosyal medya’da çok severek takip ettiğiniz ve zaman içerisinde Jet Magazin Gazetesini yapan ve gazetenin sosyal medya reklam hesabına dönüşen “ @didim_jet_sosyete“ instagram hesabı da dahil tescilli bir marka olup, tescilli markamızı izinsiz ve kanuni olmayan biçimlerde kullanmak, kanunen suçtur ve avukatımıza suç teşkil eden tüm hususlar için gerekli suç duyurusunda bulunmak üzere yetki verilmiştir.

Didim Jet Sosyete markasının gazetesi Didim Jet Magazin‘dir. Dergisi de Ege İdea Dergi‘dir.

Hiç kimse de marka adımızı kullanarak ticaret de yayın da yapmasın, diye her platformda ayrı beyan vermekten, bunu söylemekten artık biz yorulduk, utanıyoruz ama adımızı çalan ve utanmadan kullanarak ticaret yapanlar bunu yapmaktan inanın yorulmadı.

Didim gariplikler şehri. Adının marka olmanın, dürüstlüğün zorluğunu ve kıymetini iyi bilen bazı firmalar da zaman zaman arsızın, hırsızın, yüzsüzün yanında saf tutabiliyor, ya da kandırılıyorlar.

Didim doğru ve dürüst iş yapan, onurlu ve dürüst yaşayan insanları, gerçek esnafları giderek daha çok üzen, kalitesinden ödün veren bir şehir olma yolunda hızla koşuyor.

Mesela Didim’de hiç olmayan markalar listesi diye bir liste yapsak

Didim’de Ne Yok Top10 ” nasıl olurdu?

  • Didim’de gerçek habercilik sınıfta bile kalır ama “Didim Haber” tescilli Didim markası.
  • Didim life diye bir Didim markası var ama “ Bu şehrin yaşayanları özellikle şu son dönemde yaşadığına bile bin pişman! ”
  • Didim jet Sosyete diye bir markası var ama” Bırak jet sosyeteyi, 5 tane gerçek sosyetesi bile yok ”

İlk üç tescilli maddeyi biz yazdık ama devamı sizde…

Didim

ELVAN İLK ŞARKISI “ PSİKOZ” İLE BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI

Çocukluğundan bu yana içten içe hep müzikle de ilgilenen Elvan Telyakar’ın yeni başlayan müzikal yolculuğu herkesi şaşırttı. Psikoz tüm dijital platformlarda

Published

on

elvantelyakar_psikoz
elvantelyakar_psikoz

Elvan Telyakar 

Çocukluğundan bu yana içten içe hep müzikle de ilgilenen Elvan Telyakar’ın yeni başlayan müzikal yolculuğu herkesi şaşırttı. 1980 Kars doğumlu eşi Mete Telyakar ve çocukları ile uzun yıllardır Didim’de yaşayan Elvan Telyakar Didim Selçuk Özsoy Lisesi mezunlarından. Girne Amerikan Üniversitesi eğitimi için bir süre Kıbrıs’ta da yaşayan Elvan, Anadolu Üniversitesinde Türk Dili ve Edebiyatı üzerine de lisans yapan renkli ve sosyal kişiliği ile Didim’de tanınan ve sevilen simalardan olan sanatçı, geçmişte bir dönem radyo programcılığı da yapmış.

Çocukluğundan bu yana, yaşadığı, biriktirdiği ne varsa artık kendisinde taşmaya başlayınca ve taşıyamaz hale gelince Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Ruh Sağlığı ve Hastalıklarında kendisine konulan Psikoz Teşhisi sonrası, uzunca bir tedavi süreci geçirmiş.

elvantelyakar_psikoz

Elvan Telyakar 

‘Ne yazdıysam hepsi çok gerçek !’

En genel ve basit tanımı ile Psikoz, depresyon ile başlayıp, zamanla gerçeklik algınızı bile değiştiren, hayatı zorlaştıran psikiyatrik bir hastalık. Kişilerin gerçeklerden ve dış dünyadan koparak, kendi iç yolculuğunda yaşadığı kavrama, düşünce, idrak, konuşma ve davranış problemleri ile ortaya çıkan ve tedavi edilebilen beyin hastalığı diye tarif ediyor kitaplar.

Pek çok kişi hasta olduğunu bile bilmiyor, psikolojik hastalıkları tanımıyoruz bile. O kadar çok içine bakmaya başlıyorsun ki, her duygunun kat be kat farkında olmaya başlıyor, her duygunun yaşattığı durumu da herkesten farklı olarak daha yoğun yaşıyorsun. Süreçte dün bugün yarın bazen iç içe geçebiliyor. Hayatın her anı, acısı ve tatlısı ile kıymetli. Her şey üretime dönüşebilir.

Geçmiş dönemlerde yaşadığım, hissettiğim ne varsa, tedavi sürecinde yazdım ben psikoz’u. Herkesten ve her şeyden izole olup müziğe sarılmışım. Müzik öyle şifalı ki, bazen acı, bazen neşe, bazen ağıt, bazen öğüt.

‘En çok ben şaşırdım!’

Çocukluğumdan bu yana hep yazdım, söyledim söylendim, içten içe hep mırıldandım ama bu performansı ben de kendimden beklemiyordum. en çok ben şaşırdım ama iyi ki şaşırttım.

Elvan Telyakar 

Elvan Telyakar 

Uyumadım gecelerce, yemedim içmedim onca gün dedim. Ne yaşadıysam onu yazmışım işte ama bak bugün herkes kendinden bir parça buldu. Şimdi bana gelen yorumları okudukça iyi ki yazmışım, iyi ki yapmışım Psikoz’u diyorum.

Kendim için müzik yolculuğu yapıyorum, ama bana eşlik edenleri gördükçe de mutlu oluyorum.

Ses ya da sahne sanatçısı değilim. Düne kadar özel bir müzik eğitimi almadım. İşin aslı başka başka şarkılar yapayım, albümlerim olsun, sahneye çıkayım gibi hayaller bile kurmadım ama dediğim gibi, bu süreçte ben en çok beni şaşırttım.

Şimdi daha çok şarkı yapmak, şarkılarımı daha iyi okumak, daha keyifli hale getirmek için bir yandan ses eğitimi almaya da başladım. Zaten yaptığım her işi en iyi haliyle yapacağım derken derken hasta oldum ben, daha iyisinden kendimi alıkoyamam. Eşim Mete Telyakar ve çocuklarım müzikal yolculuğumda en büyük destekçilerim oldular.

‘Psikoz Tüm Dijital Platformlarda Yayınlanlandığında beklediğimin de üzerinde bir ilgi gördü’

Elvan Telyakar / Psikoz Tüm Dijital Platformlarda Yayınlandığında gerek Youtube’da kişisel sosyal medya hesaplarıma ( instagram : @elvan.resmi )  gelen her yorumu, eleştiriyi dikkatle okuyorum. Bana “Bu kadar mı güzel anlatılır, bu kadar mı güzel bir şarkı olur” diyenler oldu, açıkcası hiç sevimsiz eleştiri de almadım ama mutlaka olmuştur. Beni dinleyen şarkımı iyi – kötü eleştiren herkese çok teşekkür etmek isterim. Ama önce sağlık, her şeyin başı sağlık. Bir farkındalık oluşturduysam ne mutlu bana.

Daha başka şarkılarım da var.  Hepsi psikoz gibi değil, çok neşeli şarkılarım da var. Başkalarının şarkımı söylemesi ve yorumlaması da çok hoşuma gidiyor.

Kendimi tamamlıyorum, bana iyi gelen şeyi yapıyorum, içimden gelen sözleri içimden geldiği gibi mırıldanıyorum, şarkılarım beğenildikçe mutlu oluyorum, daha da iyileşiyorum. İsteklerimizi ifade etmekten, gerçekleştirmekten korkmamak, yeteneklerimizi köreltmemek, cesur olmak, biraz da deli olmak lazım.

‘Kendimi dinlemeye, üretmeye, yazmaya, şarkılar yapmaya devam edeceğim.’

Beni iyileştiren ya da hasta eden tüm yaşanmışlıklarıma, bana ilham veren okuduğum kitaplara, kitap kahramanlarına, ruhumu besleyen iyi müziklere, şarkılara, bana her daim motivasyon veren eşime, aileme, çocuklarıma, müzikal yolculuğumda beni yalnız bırakmayan dinleyicilerime teşekkür ederim. Kendimi dinlemeye, üretmeye, yazmaya, şarkılar yapmaya devam edeceğim.

Yönetmenliğini Arif Özçetin’nin yaptığı Elvan Telyakar’ın ilk teklisi Psikoz’un klibi de Didim’de Didimin tarihi ve turistik değerleri ön plana çıkarılarak, Didim Apollon tapınağının büyüleyici tarihi atmosferinde çekilmiş. Levent Deniz Sönmez düzenlemesi ile Yapımcı firma De Prodüksiyon, Magus Medya Prodüksiyon ile ilk klip Youtube da izleyici ve dinleyisi ile buluşmuş. Didim tanıtımında da önemli rol oynadığını düşündüğüm Elvan Telyakar’a kendini gerçekleştirme ve müzik yolculuğunda başarılar dileriz. Dinleyenin ve alkışlayanın bol olsun.

Umut Kaşan – Didim

Elvan Telyakar’ın İlk şarkısı Psikozu izlemek için bağlantıya tıklayınız

 

Continue Reading

Didim

Didim’in Kent Kimliği üzerine Araştırma Yapan Dr. Arzu TOKER Didim için Anket Yapıyor.

Didim’in şehir kimliği adına vereceğiniz cevaplar ile çok önemli veriler sağlayarak bağımsız akademik bir araştırmaya destek vermiş olacaksınız.

Published

on

Dr. Arzu Toker Didim'in Kent Kimliğini Araştırıyor
Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Turizm fakültesi adına Didim’in Kent Kimliği üzerine Araştırma Yapan Dr. Arzu TOKER  için Aşağıda sizler için cevaplaması çok zor olmayan, öyle çok vaktinizi almayacak, vereceğiniz gerçek cevaplarla #Didim adına ve Didim’in şehir kimliği adına vereceğiniz cevaplar ile çok önemli veriler sağlayarak bağımsız akademik bir araştırmaya destek vermiş olacaksınız.
Bu araştırmayı yaparak, ilçemiz Didim için çok değerli bir çalışma başlatan Arzu Toker in mesajını aynen sizlere iletiyorum. ( Umut Kaşan )
Sayın Katılımcı,
Didim’in Kent Kimliği ile ilgili düşüncelerinizi anlamak için oluşturulmuş bu soru formuna verdiğiniz yanıtlarla bilimsel bir çalışmada kullanılacak doğru verilere ulaşılmasına destek olacaksınız.
Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederim.
Dr. Arzu TOKER
Anadolu Üniversitesi
Turizm Fakültesi
Not : BU MESAJI OKUYAN HERKES KENDİ PROFİLİNDE DE PAYLAŞABİLİRSE ŞAHANE OLURDU, NE KADAR ÇOK VERİ , O KADAR  SAĞLIKLI SONUÇLAR GETİRECEKTİR. İLGİNİZE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM. ( @dualiteli)

Continue Reading

Didim

Aşılanma sonrası gelişen mıknatıslanma halinin aşı ile ilgisi nedir?

Kaşık düşmüyor çünkü cilt yağı yapışkan vazifesi görüyor ve gözle görmediğimiz mikro pütürlükleri var, aynen araba lastiği gibi düşün, kaşık bu sebeple kaymıyor

Published

on

Aşıdan sonra bizlere gelen “Mıknatıs gibiyim” videolarının, elbet bilimsel bir açıklaması vardır diyordum varmış.

Dr.Alp Sirman, net olarak bu yaşanan mıknatıslanma durumunun aşı ile bir ilgisi yoktur diyor.

Bana göre de o diyorsa yoktur . Kendisini tanımayanlar için Dr. Alp Sırman, medyada sağlık yalanlarını anlatan “Sağlık Balonları” adlı iki kitabı olan, sürekli işin doğrusunu söylemek adında yazan çizen anlatan bir hekim, popüler bilim’de yazıyor ve çok değerli televizyon programları yapıyor. Türk Tabipler Birliği’ne bağlı görev yapan Dr. Alp Sirman’nın söylediklerini ve açıklamalarını uzun yıllardır takip eden bendeniz de söylediklerini ve paylaştığı bilgileri çok önemsiyorum. Dr. Alp Sırman bey bu durumun aşı ile kesin ilgisinin olmadığını söyledi. Bu arada tabii ben de bu mıknatıslanma etkisinin sebebini daha da çok merak ettim.

Biliyorum ya bu durum placebo etkisi değil ya, ondan daha da çok merak ettim. Kendimce araştırdım.

Şöyle bir açıklama da Mikrobiyolog Ertan Çakmak Bey’den geldi. ” Yeni bir şey değil bu durum ve net aşıyla ilgisi yok. Koluna bir pusula tut, ibrenin yönü değişmiyorsa manyetik değilsindir. Bu durum insan cildinin yağı ve pütürlü olması nedeniyle oluşan kayma direncinden kaynaklanıyor. İnsan da manyetik değil, dimagnetik molekülerden oluştuğu için manyetik olamaz. Kaşık düşmüyor çünkü cilt yağı yapışkan vazifesi görüyor ve gözle görmediğimiz mikro pütürlükleri var, aynen araba lastiği gibi düşün, kaşık bu sebeple kaymıyor ” diyor. En azından benim gibi bu durum ile karşılaşan ve haklı bir şüphe ile yaklaşanlar, durumu sorgulayanlara edinebildiğim bilimsel açıklamalarla cevap niteliğinde olsun istedim.

Bu durumun aşı ile ilgisi yokmuş. Dr.Alp Sırman ve Mikrobiyolog Ertan Çakmak başta olmak üzere değerli bilgilere ve ilginize çok teşekkür ederim.

#UmutKaşan #Didim – 11.06.2021

Continue Reading

Çok Okunanlar